-İngilizce'ye ve İngilizce Öğrenimine / Öğretimine Dair Bazı Yaklaşımlar, Görüşler ve Değerlendirmeler (3)-

8. “Gramer çalışmak gereksizdir / kötüdür / yanlıştır, vs.“

Türkiye’de cehaletin ve şuursuzluğun nerelere kadar varabildiğini gösteren çarpıcı örneklerden biri. Dilbilime göre “gramer“ herhangi bir dile dair bütün işleyiş kurallarını ve sistematiği kapsar; bir başka deyişle bir dilin bütün işleyiş ve kullanım özelliklerinin toplamıdır gramer. Yani bir dili bilmek demek aslında o dilin gramerini bilmek demektir, bununla anlamdaştır. Gramerin anlamı, tanımı ve niteliği budur. Oysa bizde sözümona eğitimcilerin, uzmanların ve akademisyenlerin dahi (!) bunun farkında, bilincinde olmadan yorum ve değerlendirmeler yaptıklarını ve grameri adeta bir günah keçisi olarak görüp karaladıklarını, kötülediklerini ve zararlı bir şeymiş gibi takdim ettiklerini görmekteyiz! Burada büyük bir yanılgı içinde gramerin kendisi ile bunun dil öğretiminde ele alınış, işleniş ve uygulanış şeklinin karıştırıldığı apaçıktır. Gramer geniş manada dilin zaten ta kendisidir ve dil öğretiminin en önemli parçasıdır; ama siz grameri dil öğretiminde sadece birtakım kuralları ezberletmek, mekanik alıştırmalar yaptırmak ve sadece ya da ağırlıklı olarak gramer kitaplarına dayalı öğretim yapmak şeklinde alırsanız bu elbette yanlış olur ve öğrenciyi soğutur. Yemeğin leziz olması kadar özenli ve düzgün servis edilmesi de önemlidir. Özetle gramer nefret edilecek bir düşman değil, sevilecek bir dosttur :) Burada önemli olan doğru yöntemlerle, bilinçli olarak hareket etmek ve grameri olması gerektiği şekliyle dil öğretimine dahil etmektir.

9. “İngilizce’nin telaffuzu karmaşıktır / sorunludur / düzensizdir, vs.“

Bir başka karıştırma klasiği :) Karmaşık, sorunlu ve düzensiz olan bir şey vardır ama bu İngilizce’nin telaffuzu değil, yazımı, yani imlasıdır. Bu bakımdan evet, İngilizce biraz sorunludur; ancak bu da çok büyütülmemelidir. Neticede sözlükler, rehberler ve benzeri başvuru kaynakları sayesinde ve bol okuma yapılarak bu sorun asgari düzeyde tutulabilir.

10. “Dersi derste öğrenmek“

En çok duyduğum ifadelerden birisi, birçok kişi için doğru da olabilir, itirazım yok. Ancak şurası da bir gerçek ki İngilizce öğrenme bağlamında ders kadar öğrencinin kendi kendine çalışması da önemlidir (self-study), hatta öğrenmenin ağırlıklı olarak bu yolla gerçekleştiği bile söylenebilir. Ben şahsen bildiğim İngilizce’nin büyük bölümünü kendi başıma yaptığım çalışmalarla öğrenmişimdir. Bu çalışmalar değişik biçimlerde, teorik ve pratik olarak yapılabilir. Ders çok kısıtlı bir zaman diliminde gerçekleşen, dar kapsamlı bir süreçken, öğrenme beşikten mezara devam eden, neredeyse sınırsız ve çok geniş kapsamlı bir süreçtir. Yani kendi kendine çalışarak öğrenmek her bakımdan dersten de, okuldan da, öğretme işinden de daha büyük, etkili ve öğreticidir. Kendini sadece derslerle ve öğretmenlerin öğrettikleriyle kısıtlamayıp kendi öğrenmesini kontrol eden, yöneten, faal olan ve ekstra çaba gösteren kişilerin daha iyi öğrenciler olarak başarıya yakın durduğu açıktır.

 

4712    |   0