Günlük Konuşma İfadeleri

Günlük hayatta sık kullandığımız pek çok ifade vardır. En çok kullandıklarımız, selamlaşma ifadeleri olsa da henüz duymadığımız pek çok ifade olabilir. Aslında hepimizin ezbere bildiği kolay gelen ifadeler selamlaşma ifadeleridir ama pek çoğumuz bir iki ifadeyle sınırlarız kendimizi ve farklı cümleler kullanarak nasıl teşekkür edeceğimizi bilmeyiz mesela. Bugün, önce selamlaşmayla başlayıp gündelik dilde en çok ihtiyacımız olan ifadeleri göreceğiz.

Nazik selamlaşma şekli bir dilde iletişim kurmanın en güzel yöntemlerinden birisidir. Bazı şehirlerde ve kültürlerde yolda yürürken veya bir yerde alışveriş yaparken tanımadığınız insanlara selam vermeniz normaldir ve o kültürün bir parçası haline gelmiştir. Peki birisine selam verirken aramızdaki resmiyeti nasıl belirleriz? Burada önemli olan kullandığımız kelimedir. ‘Hello’ biraz daha resmi sayılabilirken, ‘Hey, Hi’ samimi ifadelerdir. Bugün sizlerle selamlaşma şekillerini ve nasıl cevaplar verilebileceğini konuşacağız.

Nasılsın?

Daha resmi olandan daha samimi olana doğru karşımızdaki kişiye nasıl olduğunu aşağıdaki ifadeleri kullanarak sorabiliriz.

How are you?

How do you do?

How are you doing?

How is it going?

How are the things?

What’s going on?

What’s up?

What are you up to?

What’s happening?

Cevaplar

I am good.                       İyiyim.

I am fine.                         İyiyim.

I feel fine.                        İyi hissediyorum.

I am well.                         İyiyim.

I am very well.                 Çok iyiyim.

I am pretty good.             Oldukça iyiyim.

Great.                              Harika

Things are good.             Her şey yolunda.

Not bad.                          Fena değil.

Not too much.                 Pek bir şey yok.

Nothing really.                Gerçekten hiçbir şey yok.

Just hanging out.            Takılıyorum öyle.

Same old thing.                       Aynı şeyler.

 

How about you?             Senden naber?

What about you?            Sende ne var ne yok?

And you?                        Ya sen nasılsın?

 

Hoşçakal

Birisiyle vedalaşırken en çok kullandığımız kelime güle güle anlamındaki ‘Goodbye’ dır. Peki resmiden daha samimiye başka hangi ifadeleri kullanabiliriz?

Farewell                                            Hoşçakal

Good talking to you.                          Seninle konuşmak güzeldi.

Have a good day.                              İyi günler

Bye                                                    Güle güle

See you later                                     Sonra görüşmek üzere.

I’ll see you again/ later/ around         Tekrar / daha sonra /buralarda görüşmek üzere.

See ya                                               Görüşürüz

(I’ve) Got to go                                  Gitmem gerekiyor.

(I had) Better be going                      Gitsem iyi olacak.

I’ve got to take off.                            Kalksam iyi olacak.

 

Rica etmek

Birisinden bir şey rica ederken Türkçe’de daha direkt ve emir kipine yakın ifadeler kullansak da İngilizce konuşurken karşımızdaki kişiye yine direkt bir üslup kullanmamız saygısızlık olarak algılanabilir ve hoş bir izlenim uyandırmaz. Peki nezaket kuralları çerçevesinde birisinden nasıl bir şey rica edebiliriz? Aşağıdaki listeye birlikte göz atalım.

Do you mind closing the door?

Do you mind if I use your laptop for studying?

Would you mind staying longer to help me?

Would you be so kind as to assist me during my presentation?

Could/can I trouble you to bring me a cup of coffee?

Could I ask you to be more silent?

 

Sana zahmet olmayacaksa kapıyı kapatır mısın?

Senin laptopunu çalışmak için kullansam sorun olur mu?

Bana yardım etmek için biraz daha kalman uygun mu?

Sunumum boyunca bana destek olma nezaketini gösterir misin?

Bana bir fincan kahve getirmen için seni rahatsız edebilir miyim?

Biraz daha sessiz olmanı rica edebillir miyim?

 

Teşekkürler

Thank you

Thanks a million.

Thanks a bunch.

Thanks a lot.
Thanks much (or loads).

Many thanks.

I can’t thank you enough.

I owe you one.                                   Sana borçluyum.

I must repay your kindness.               Nazik hareketini karşılıkşız bırakmamalıyım.

Thanks for your all your help.            Tüm yardımların için teşekkürler.

 

Rica ederim

You’re welcome.

You’re most welcome.

The pleasure was all mine.         O zevk bana ait.

(It was) my pleasure.                   Zevkle.
Anytime                                        Her zaman

Sure                                             Elbette

No problem                                  Hiç problem değil.

Not at all                                      Hiç önemli değil

It’s nothing                                   Ne demek
Don’t worry about it                     Dert etme

No worries                                   Dert etme

Don’t mention it                           Hiç bahsetmene gerek yok.

 

66    |   0