Have - Have Got

Have – Has

Have kullanımı çok kolay olan, iyelik belirten bir düzensiz fiildir. Geniş zamanda çoğul ve tekil özneye göre değişen have/has, geçmiş zamanda “had” halini alır. Sıfat-fiil hali de aynı şekilde had olarak kalır.

Have, I/You/We/They zamirleri ve çoğul isimlerle kullanılır.

Has, He/She/It zamirleri ve tekil isimlerle kullanılır.

Have got, has got ile aralarında hiçbir fark yoktur. Sadece İngilitere’de genel olarak “have got, has got” kullanılır. Amerika’da, resmi olmayan bir konuşmada insanlar “have”den sonra araya “got” iliştirebilirler. Kısacası, “got” içeren versiyonu daha az resmidir ve İngilitere’de daha çok tercih edilir.

 

Olumlu cümle yapısına örnek verecek olursak:

Jonathan has got a big mouth.

Jane has a blue dress.

 

Olumsuz yapmak için:

Jonathan hasn’t got a big mouth.

“Got” içeren versiyonunu olumsuz yapmak için have fiilinin yanına not getiririz.

 

Jane doesn’t have a blue dress.

İlk başta da yazıldığı gibi have/has geniş zamanda iyelik belirtmek için kullanılan bir fiildi. Geniş zamandaki olumsuz cümle ve soru cümlesi yapılarını hatırlayalım.

https://www.educall.com.tr/GrammarGuide/detail/present-simple-tense

Fiiller geniş zamanda yardımcı fiiller olan do/does ile birlikte kullanılıyorlardı.

Bu formülü tekrar uygulamak istersek:

I don’t have anything better to do. > Yapacak daha iyi bir şeyim yok.

I (do) have an important meeting next week. > Haftaya önemli bir toplantım var.

 

Subject + (Does not) Have + Object

Have fiilini uygun zamana göre çekimleyerek (have/has – had) cümlelerimizi oluştururuz.

 

Gelecek zaman için modal verb olan “will” ile birlikte:

Subject + Will (not) + Have + Object

I won’t (will not) accept any accusations againt me

 

Geçmiş zaman için “had” ile:

Subject + Had + Object

Burada fiillerimizin zaman uyumuna dikkat etmeliyiz.

Have/has fiilleri geniş zamanda do/does yardımcı fiilleri ile birlikte kullanılıyordu.

Ama şimdi cümle geçmiş zamanda olacağından, sadece have fiili değil, do/does yardımcı fiilleri de geçmiş zamana dönüşür. Do/Does yardımcı fiillerinin geçmiş zamanı ikisi için de “did” olur.

Olumsuz: I didn’t have time.

Olumlu: I (did) have time.

Cümlelerimizi olumsuz yaparken hangi zamanda olduğu önemli olmaksızın not ekini yardımcı fiillerimizden sonra getiririz.

I do (not)

I did (not)

I will (not)

“Have got/has got” sadece present tense de kullanılır.

Örneğin:

Kullanılırsa “I had got ve I will have got” yapıları “got” kelimesi yüzünden perfect tenselere dönüşmüş olur.

 

Şimdi de “Perfect Tense”lerde kullanılan “have/had”e bir bakalım.

Have/had, yakın geçmiş zamanda ve mişli geçmiş zamanda yardımcı fiil olarak cümlenin yapısında bulunan bir kelimedir. Bu zamanlarda cümle kurmak için özneden sonra have/has getirip sonra da ana fiilimizi koyarız.

 

Past Perfect

Subject + Had + Main Verb (Past Participle)

“Had” ana fiil ile (üçüncü hali) birlikte kullanılır.

Öznenin tekil ya da çoğul olması fark etmez. Kullanım değişmez. Bir eylemin, yine geçmişte meydana gelen bir olaydan önce gerçekleştiğini ifade etmek için kullanılır

I had eaten before my mom called me for lunch. (Annem beni öğle yemeğine çağırmadan önce yemiştim.)

He had already finished his homework when the power went out. (Elektrikler gittiğinde çoktan ödevini bitirmişti.

 

Present Perfect

Subject + Have/Has + Main Verb (Past Participle)

“Have/Has” ana fiil ile (üçüncü hali) birlikte kullanılır.

Bir olayın geçmişte tam olarak ne zaman gerçekleştiğinin belirsiz olduğu zamanlarda kullanılır.

I have been to Ankara before. (Daha önce Ankara’da bulundum.)

She has seen the movie a couple times. (O, filmi birkaç kez gördü.)

 

Future Perfect

Subject + Will Have + Main Verb (Past Participle)

Gelecekte gerçekleşecek bir eylemden önce başka bir eylemin gerçekleşeceğini ifade etmek için kullanılır.

By the time I arrive, they will have cleaned the whole classroom. (Ben oraya gidene kadar bütün sınıfı temizlemiş olacaklar.)

I will have finished my homework before it’s 10 p.m. (Saat 10 olmadan önce ödevimi bitirmiş olacağım.)

 

Have had/Had had

Present Perfect’ te yardımcı fiil daima “have/has”dir. Ana fiilimizin de “have” olması durumunda “have had” kullanımıyla karşılaşırız.

I have finished my homework. (Ödevimi bitirdim.)

I haven’t had a cigarette all day. (Bütün gün sigara içmedim.)

 

Past Perfect’te ise daima “had” olur.

Ana fiilin de “have” olması durumunda “had had” kullanımıyla karşılaşırız.

I had had a terrible week before I started working in my new job last week. (Geçen hafta yeni işimde çalışmaya başlamadan önce çok kötü bir hafta geçirmiştim.)

Daha önce de bahsettiğimiz gibi past perfect bir eylemin, yine geçmişte meydana gelen bir olaydan önce gerçekleştiğini ifade etmek için kullanıyordu.

 

Not:

Konuşma İngilizcesi’nde hemen hemen her zaman subject + have/had yapısını kısaltarak söylediğimiz için yabancı dizi izlerken, şarkı dinlerken ya da en basitinden İngilizce konuşulan bir ortamdayken bu yapıyı kazanmamız pek mümkün olmayabilir.

I’ve had a rough week.

I’d had a rough week.

Yardımcı fiil olan “have/had” neredeyse hiç duyulmuyor bile.

Yalnız yapıda kullandığımız bir diğer öğe de ana fiilin üçüncü haliydi (Past Participle).

Düzensiz fiiller listesinde üçüncü halleri farklı bir kelime olan fiiller kullanıldığında,

“I’ve just eaten a whole large pizza.” Cümlesindeki gibi.

Anlamamız daha kolaylaşabilir. Çünkü bu yapının bir özelliği de ana fiilin üçüncü halinin kullanılması.

309    |   0