Kendimizi Tanıtmanın Püf Noktaları Var Mıdır?

Yabancı bir ortama girdiğinizde kendinizi nasıl tanıtırsınız? Kulağa oldukça aşina ve kolay bir soru gibi gelebilir fakat bir ortama girdiğinizde kendinizi nasıl tanıttığınız bir anlamda kendi portrenizi çizmek gibidir ve oldukça önemlidir. Yeni bir ortama ilk girdiğinizde bıraktığınız ilk izlenim giyim tarzınız ve vücut dilinizle birlikte hangi sözcükleri kullandığınızla alakalıdır. Karşınızdakilerle iyi bir iletişim zemini kurabilmeniz için yapacağınız ilk hamle ve konuşma tarzınız kendinize duyduğunuz güveni ortaya koyması açısından çok önemlidir. Burada önemli olan şeylerden birisi de tanıştığınız kişilerle alakalı bilgi edinebilmeniz için ne sorduğunuz değil, hangi ortamda hangi kelimeleri kullanarak nasıl sorduğunuzdur. Ilımlı bir sohbet havası oluşturabilmeniz için samimi ve nazik olmaya özen göstermelisiniz.

Anadilinizde bile kendinizi tanıtmanın kimi zaman zorlayıcı ve stresli olduğunu düşünecek olursak, dil sınıfında, iş toplantısında, iş görüşmesinde ya da yurtdışında girdiğiniz daha kalabalık bir ortamda kendinizi yabancı bir dilde iyi bir şekilde tanıtabilmek ve rahatlayabilmek için öncesinde mutlaka pratik yapmanız ve büyük oranda söyleyeceklerinizi hazırlamanız gerekmektedir. Bugün sizinle kullanabileceğiniz örnek ifadeler ve konuşma sırasında nasıl daha nazik olabileceğinizle alakalı birkaç ipucu paylaşacağım.

Yeni bir ortama girdiğinizde ilk yapmanız gereken selam vermektir. Resmi bir ortamla arkadaş ortamına aynı kelimeleri kullanmanızın insanlar üzerinde nasıl bir etki bırakacağını hiç düşünmüş müydünüz? Anadilinizde işler biraz daha kolay olsa da söz konusu yabancı bir dilse pot kırmamak için biraz daha dikkatli davranmanız gerekebilir. Eğer daha resmi ve mesafeli bir ortama giriyorsanız ‘Hello, good morning, good afternoon, good evening!’ diyerek selam verebilirsiniz. Tabi günün hangi saatinde olduğunuza dikkat etmeyi unutmayın! J ‘Good day!’ gibi artık kullanılmayan ifadeleri tercih etmemenizde fayda var. Geç saatlerde tanışıyor olsanız bile ayrılırken veda mesajı verdiği için ‘Good night!’ ‘Good evening!’ i kullanmalısınız. Daha rahat ve parti ortamı gibi samimi ortamlarda ‘Hey, hi, hiya, what`s up, what`s good?’ diyerek selam verebilirsiniz. İsminizi söylerken ciddi bir ortamdaysanız ‘Let/allow me to introduce myself.’ diyerek izin isteyebilirsiniz ve sonrasında ‘My name is ______.’  Samimi bir ortamdaysanız ‘I am veya I`m _____.’ diyerek kendinizi tanıtabilirsiniz. Karşınızdaki kişinin adını sormalısınız ve ismini söyledikten sonra mutlaka tanıştığınıza memnun olduğunuzu gösterecek bir ifade kullanmalısınız. ‘Nice/pleased/glad to meet you.’ gibi. Hata yapsanız bile gülümsemeye devam edin ve kendinize güveninizi kaybetmeyin insanlar ne söylediğinizi unutabilirler ama bıraktığınız etki daha kalıcı olacaktır.

Kendinizi tanıttıktan sonra sohbeti devam ettirebilmeniz için sorular sorabilirsiniz. Samimi olmaya çalışırken ipin ucunu kaçırmamaya dikkat etmelisiniz. Birisiyle ilk kez tanıştığınızda fazla kişisel sorular sormamaya özen göstermelisiniz. Bu karşınızdakine kaba, saygısız veya sınırınızı bilmediğiniz izlenimi verebilir. “How old are you?” “What’s your address?” “What’s your phone number?” (Eğer bağlantınızı sürdürmek istiyorsanız direkt numara istemek yerine “Is it ok if we stay in contact?” iletişimimizi sürdürmemiz sizin için uygun mudur gibi sorularla beklentimizi iletebiliriz.) “Are you married?” (medeni durumla alakalı sorular) gibi yaş, adres, ailevi bilgileri soran sorulardan uzak durmalıyız.

Eğer İngilizcenizle alakalı endişeleriniz varsa karşınızdaki kişilerin de size sorabileceği muhtemel sorulara hazırlıklı olmanız iyi olabilir. İşte size sorabileceğiniz ve size sorulabilecek birkaç soru ve cevap:  

  • How are you? (Nasılsınız?) Where are you from? (Nerelisiniz?)

Cevap olarak ‘I am fine, good, great’ ve I am from/ come from ______ (şehir, ülke veya yer ismi söyleyebilirsiniz.)

  • What are you doing here? or What brings you here? (Burada bulunma sebebiniz nedir?)

I came here for a business meeting (iş toplantısı), job interview (iş görüşmesi), to travel new places (gezmek), to see my friend (arkadaşımı görmek) etc. ( _____ için geldim diyebilirsiniz.)

  • Are you having a good time? Are you enjoying the ______? (İyi zaman geçiriyor musunuz?)

Yes, I am happy to be ____ (şehir veya bulunulan yer.) I am having great time with _____ ( …. Kişilerle iyi zaman geçiriyorum.)

  • What do you think of the weather? (Hava bugün nasıl?)
  •  What do you think of the movie/event/conference/restaurant? (Film/etkinlik/konferans/restoranla alakalı ne düşünüyorsunuz?)
  • “Where do you work?” “What do you do?” (What is your job?) (Nerede çalışıyorsunuz, hangi işi yapıyorsunuz?)

I work at_____ (Şu firmada çalışıyorum). I am (_____ pozisyonunuz) at (_____ firmanız).

Konuşmanız bitmişse ve artık ortama rahatsız edici bir sessizlik hakim olmaya başlamışsa nazikçe veda etmeniz gerekir. Bunun için kullanabileceğiniz birkaç ifade: Excuse me, I need to [find my friend/go to a meeting] (Afedersiniz, arkadaşımı bulmam gerekiyor veya bir toplantıya katılmam gerekiyor.) Well, it’s been lovely talking to you. (Sizinle sohbet etmek güzeldi.) Best of luck. (Şans sizinle olsun.) Nice to meet you. Let me give you my card before I go. (Gitmeden önce size kartvizitimi vereyim.) Enjoy your time here! (İyi eğlenceler.) It was nice meeting you.  See you later! (Sizinle tanışmak güzeldi, görüşmek üzere.) There is someone I want to say “hi” to over there.  Nice talking with you! (Bir arkadaşıma merhaba demem gerekiyor, güzel sohbetiniz için teşekkürler.) I’m going to get a drink/some water.  It was great talking to you! (İçecek bir şeyler alacağım, sizinle konuşmak güzeldi.) Ya da I need to go to______. (Şuraya gitmem gerekiyor.) Nice to meet you! diyebilirsiniz.

Tüm bu tavsiyeleri bir yana koyacak olursak gülümseyin, kendinizden emin durun ve samimiyetinizi göstermeye çalışın.

 

Daha fazlası için izleyebilirsiniz.

Benzer Yazılar

Günlük Hayatta En Sık Kullandığımız İfadeler Nelerdir?

İngilizcede En Çok Kullanılan Phrasal Verbs

736    |   0