Telaffuzunuzu Nasıl Geliştirebilirsiniz?

İngilizce öğrenirken en çok zorlandığınız kısım neresi? Çoğumuzun cevabı genelde okuyorum, pek çok yazıyı anlıyorum ama konuşurken çok zorlanıyorumdur. İngilizce konuşma konusunda iyi olamamamızın arkasında yetersiz eğitim, yanlış çalışma yöntemleri, İngilizce’nin Türkiye’de konuşulmaması gibi pek çok neden olabilir. Bir de İngilizce öğrenirken istisnasız hepimizin zorlandığı bir alan var ki ne kadar kelime bilirsek cümle kurabilirsek kuralım bu becerimizi geliştirmezsek kimse ne dediğimizi anlamayabilir. Konuşma becerilerimizi geliştirirken bir taraftan da bu nedenle telaffuzumuz üzerine yoğunlaşmamız gerekiyor. Türkçe’nin yazı dilindeki harflerin konuşmadaki sesleri tam karşılıyor olması sayesinde yazı ve konuşma dili arasında büyük farklılıklar yoktur. Fakat İngilizce öğrenirken görüyoruz ki kelimelerin yazılışları ve okunuşları çok farklıdır. Türkçe' den farklı olarak İngilizce konuşurken kelime ve grammar bilgimiz kadar telaffuzumuz da önemlidir çünkü Türkçe’de ünlülerin okunuş şekli kişinin aksanı ne kadar değişirse değişsin bir kelimenin yazıldığı gibi okunması nedeniyle de kelimenin anlamını değiştirmez. Fakat İngilizce’ de yazılışı aynı (record /ri:koord/ kaydetmek, record /rekoord/ bilgi) veya benzer (bat, bed) olup farklı okunan pek çok kelime var ve kelimeyi yanlış telaffuz ettiğinizde cümlenin anlamı baştan başa değişebilir veya karşılığı olmayan bir şekilde kelimeyi telaffuz ederseniz dinleyici sizi hiç anlamayabilir. Başka bir örnek verecek olursak migrate kelimesindeki ‘mi’ maygreyt olarak telaffuz edilirken immigrate kelimesindeki ‘mi’ imigreyt olarak okunur. Ya da Thames /Temz/ olarak okunurken thalamus /θæl.ə.məs/ olarak okunur.

 

Çalışmaya nereden başlamalıyız?

  • Bir video izlerken, bir şey dinlerken veya okurken telaffuzumuzu geliştirmemize yarayabilecek birkaç teknik var. Aslında bunlara etkili öğrenme ve çalışma teknikleri de diyebiliriz. Bir kelime öğrendiğimizde o kelimenin anlamını sözlükten kontrol ederken aynı anda telaffuzunu da birkaç kez dinleyip tekrar edebilirsiniz.  Yani en sık kullandığımız tekniklerden birisi dinleyip tekrar etmektir. Bunu aynı zamanda dizi izlerken, şarkı dinlerken de yapabiliriz, hatta İngilizce altyazı açıp veya şarkının sözlerini (lyrics) takip ederek tekrar etmek kelimenin yazılışını da göreceğiniz için daha faydalı olacaktır.

 

  • Bir diğer teknik de şarkı söylemektir. Pek çoğumuz sesimizin kötü olduğundan şikayet ederiz fakat tek başınayken herkes şarkı söylemekten keyif alır. Sadece sevdiğimiz yabancı şarkıları dil öğrenmek için daha etkili kullanabiliriz. Mesela yabancı şarkıları dinler ama sözlerine hiç bakmayız aslında şarkıların lyrics videolarını izleyerek hem telaffuzumuzu geliştirebilir hem daha hızlı bir şekilde yeni kelimeler ve onların cümlede nasıl kullanıldığını öğrenebiliriz.

 

  • Bir de yapmamız gereken şeylerden birisi İngilizce’de seslerin nasıl telaffuz edildiğini öğrenmektir. Bazı sesler var ki Türkçe’de karşılığı yok (θ gibi) veya “r” sesi İngilizce’de farklı, Türkçe’ de farklı Fransızca’ da farklı telaffuz edilir. Bunun için bu seslerin nasıl üretildiğine dair YouTube’daki ‘Phonetic Alphabet’ videolarını izleyebiliriz. Bir de bu sesleri öğrenirken aynı karşında dil ve damak hareketlerinizin videodakine benzer olmasına dikkat ederek sesleri tekrar etmeye özen göstermeliyiz. Yanı sıra, kelimelerin sözlükten telaffuzunu kontrol ederken ayna karşısında sesleri gerektiği gibi telaffuz edip etmediğimizi kontrol etmeliyiz.

 

 

  • Aslında en etkili olan ve özellikle de sizin başkalarıyla konuşurken düşündüğünüz veya hayal ettiğiniz değil de aslında kelimeleri nasıl telaffuz ettiğinizi anlayabileceğiniz yöntem sesinizi kaydetmektir. Ses kaydınızı dinleyerek kendi telaffuzunuzu kontrol edip olması gereken telaffuzla kıyaslayabilir ve üzerinde çalışabilirsiniz. Educall’ da yaptığınız bütün aramalar ve görüntülü görüşmeler kaydedilmektedir. Sizlere önerimiz her yeni konuda anahtar kelimeleri cümle içerisinde nasıl kullandığınızı ve nasıl telaffuz ettiğinizi görmek için önceki ders kayıtlarınızı incelemenizdir. Buna ek olarak sesli kitap okuyorsanız bunu kayıt altına alıp telaffuzunuzu yine metni takip ederek kontrol edebilirsiniz.

 

  • Daha önceki bir yazımızda bahsettiğimiz gibi yapabileceğiniz şeylerden birisi de sesli okumalar yapmaktır. Ne kadar pratik yaparsanız telaffuzunuzu o kadar geliştirebilirsiniz. Burada önemli olan kelimelerin doğru telaffuzunu öğrenebileceğiniz bir kaynak tercih etmek ve onu referans olarak kullanmaktır. İnternette pek çok sözlük ve hatta Türkiye bazlı sözlükler var. Bizim size önerimiz hem Amerikan hem İngiliz aksanını görebileceğiniz Cambridge Dictionary’ i kullanmanızdır. Sesli okumalar oldukça önemlidir çünkü kişinin dil yapısı ve ses üretimi çok erken yaşta oturduğu için kas gelişiminden de dolayı ancak sesli tekrarlar yaparak native (ana dili olan) konuşmacılara yakın telaffuz becerisi kazanabilir.

 

  • Minimal pairs’ i daha önce duymamış olsanız bile pek çoğumuz gibi bazen ‘live /lıv/ (liv)’ ‘leave /li:v/ (liiv)’ gibi iki kelime arasında nasıl bir telaffuz farkı olduğunu merak etmişsinizdir. İngilizce’ de iki kelime arasında tek ses farkı olduğunda bu kelime gruplarına minimal pairs diyoruz. Minimal pairs’ i bilmek ve kelimeler arasındaki ses farkını öğrenmek önemlidir çünkü o ses farkını yakalayamadığınız zaman söylediğiniz şey yanlış anlaşılabilir veya hiç anlaşılamayabilir. Minimal pairs’ den bir kısmını paylaşacağız fakat İnternetten bu şekilde arattığınızda daha çok kelimenin nasıl telaffuz edildiğini öğrenebilirsiniz.

catch (keç)  cat (ket) Not: e sesini ağzınızı geniş şekilde açarak söylemelisiniz.

bad (bed) badge (bec) Not: e sesini ağzınızı geniş şekilde açarak söylemelisiniz.

chair (çeır) share (şeyır) Not: ı sesini alt damağınızın orta tarafını kullanarak üretmelisiniz.

 

  • En güzel tekniği sona sakladık. Tekerlemeler aslında sadece İngilizce öğrenirken değil güzel ve akıcı Türkçe konuşmak için kullandığımız tekniklerden birisidir. Aslında tekerlemeler çoğu kez anlamsız olmasına rağmen oldukça eğlencelidir. Bazı tekerlemeler kolayken bazılarıysa gerçekten ter döktürebilir. Sizinle kolaydan zora ve en çok bilinen birkaç tekerleme paylaşalım.

 

PETER PIPER
Peter Piper picked a peck of pickled peppers. Did Peter Piper pick a peck of pickled peppers? If Peter Piper picked a peck of pickled peppers, where’s the peck of pickled peppers Peter Piper picked?

 

WOODCHUCK

How much wood would a wood-chuck chuck if a woodchuck could chuck wood? He would chuck, he would, as much as he could, and chuck as much wood as a woodchuck would if a woodchuck could chuck wood.

 

ICE CREAM
I scream, you scream, we all scream for ice cream!

 

I SAW SUSIE
I saw Susie sitting in a shoeshine 
shop.

 

FUZZY WUZZY

Fuzzy Wuzzy was a bear. Fuzzy Wuzzy had no hair. Fuzzy Wuzzy wasn’t very fuzzy, was he?

 

CAN YOU CAN A CAN
Can you can a can as a canner can can a can?

 

I HAVE GOT A DATE

I have got a date at a quarter to eight - I’ll see you at the gate, so don’t be late.

 

TWO WITCHES, TWO WATCHES

If two witches would watch two watches, which witch would watch which watch?

 

BETTY BOTTER

Betty Botter had some butter, “But,” she said, “this butter’s bitter. If I bake this bitter butter, it would make my batter bitter. But a bit of better butter – that would make my batter better.” So she bought a bit of butter, better than her bitter butter, and she baked it in her batter, and the batter was not bitter. So ‘it was better Betty Botter bought a bit of better butter.

 

DOCTOR DOCTORING

When a doctor doctors a doctor, does the doctor doing the doctoring doctor as the doctor being doctored wants to be doctored or does the doctor doing the doctoring doctor as he wants to doctor?

 

141    |   0